israil gazzeyi bir ay bombardımana tuttu malumunuz. işine de böylesi geldiği için bitirdi harekatı (adına "tek taraflı ateşkes diyorlar ya neyse).
tamam, hepimiz kınadık, yeri geldi öfkelendik israil saldırısına.
ama birisi vardı ki, devlet adamlığı sınırlarını bayağı bir zorladı. zorlamak da değil de, resmen freni patladı, akli melekelerini bir kenara bıraktı. başbakan recep tayyip erdoğan'dan bahsediyorum. en sonunda birleşmiş milletler' e çattı, "sen ne işe yararsın?" mealinden laflar etti. e be sayın başbakanımız, hani güvenlik konseyine seçilmiştik, hani bu hariciyemiz için büyük bir başarıydı? yeni mi öğrendiniz birleşmiş milletler denen örgütün aslında çok da bir işe yaramadığını?
birleşmiş milletler zerre umurumda değil de, israil gazzeye girdi diye yaygarayı basan, vatandaşı olduğu ülkenin menfaatlerini ikinci plana atan bir başbakan ve ekibi tarafından alınan kararlarla kaderi ve yönü belirlenen bir vatandaş olduğum için endişeleniyorum haliyle. ve halimize şükrediyorum; amerikan büyükelçisi, birleşik devletler başkanı johnson tarafından gönderilen ve zehir zemberek ifadelerle dolu mektubu Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına sunduğunda, zarfı açan kişi recep tayyip erdoğan değil, iyiki İsmet İnönüydü.
22 Ocak 2009 Perşembe
13 Aralık 2008 Cumartesi
Oğuz ATAY
bugün, 31 sene olmuş sen girdiğin banyodan çıkmayalı. yoktum bile bu dünyada. ben hala Tutunamayanlar' ı bitiremedim. senden özür diliyorum. umurunda olmadığını bile bile...
6 Kasım 2008 Perşembe
yassah hemşerim !
bir şeyler yapayım dedim, olmadı.
digiturk aboneliğimizi iptal ettireyim dedim, ev ahalisi yanaşmadı, o da olmadı.
türk telekom namlı lübnan şirketini protesto edeyim, tüketiciyiz son tahlilde dedim, oda ı-ıh.
bir şey olmamış gibi davranayım, kendimi böyle avutayım en azından dedim, o hiç olmadı.
memlekette bilmem kaç tane üniversite, bunların da yarısında hukuk fakültesi varken, bu hukuk fakültelerinin birisinden mezun olmuş, sözde hukuk nosyonuna sahip adamlar işi gücü bırakmış, internete erişimi engellemekle meşguller. neymiş? bazı blog sayfalarından kaçak digiturk yayını yapılıyormuş.
-yaz kızım, Gereği Düşünüldü:
Falanca filanca internet sayfasına erişimin engellenmesine, bu hususta telekomünikasyon ıvır zıvırına müzekkere yazılmasına, ...... karar verildi.
Bu mudur şimdi olay? Adama demezler mi:
-ooo, beyim siz çok yanlış gelmişsiniz. nerden baksan elli sene şaşırmışsınız yolunuzu.
oldu olacak, komple yasaklayın şu interneti. girilebilir birkaç site belirleyin, ne bileyim, t.c. başbakanlık sitesi zorunlu olarak açılış sayfası olsun. hatta karneye bağlayın internet erişimini. hak, hukuk, gak guk guguk diye ötenleri de derdest ediverin, verin birkaç gardiyanla cezaevi müdürü, doktorunun eline. olsun bitsin.
digiturk aboneliğimizi iptal ettireyim dedim, ev ahalisi yanaşmadı, o da olmadı.
türk telekom namlı lübnan şirketini protesto edeyim, tüketiciyiz son tahlilde dedim, oda ı-ıh.
bir şey olmamış gibi davranayım, kendimi böyle avutayım en azından dedim, o hiç olmadı.
memlekette bilmem kaç tane üniversite, bunların da yarısında hukuk fakültesi varken, bu hukuk fakültelerinin birisinden mezun olmuş, sözde hukuk nosyonuna sahip adamlar işi gücü bırakmış, internete erişimi engellemekle meşguller. neymiş? bazı blog sayfalarından kaçak digiturk yayını yapılıyormuş.
-yaz kızım, Gereği Düşünüldü:
Falanca filanca internet sayfasına erişimin engellenmesine, bu hususta telekomünikasyon ıvır zıvırına müzekkere yazılmasına, ...... karar verildi.
Bu mudur şimdi olay? Adama demezler mi:
-ooo, beyim siz çok yanlış gelmişsiniz. nerden baksan elli sene şaşırmışsınız yolunuzu.
oldu olacak, komple yasaklayın şu interneti. girilebilir birkaç site belirleyin, ne bileyim, t.c. başbakanlık sitesi zorunlu olarak açılış sayfası olsun. hatta karneye bağlayın internet erişimini. hak, hukuk, gak guk guguk diye ötenleri de derdest ediverin, verin birkaç gardiyanla cezaevi müdürü, doktorunun eline. olsun bitsin.
17 Ekim 2008 Cuma
güvenlik konseyine seçildik
Bugün yapılan seçimlerde Türkiye, tam 47 yıl sonra bm güvenlik konseyine seçildi ya. memlekette bir kutlama, bir zafer havaları. oy ki oy. önce bir bakalım bu güvenlik konseyi denen naneye kimler üye oluyormuş:
güvenlik konseyinin 5 daimi üyesi varmış, bunlar değişmiyormuş. kimmiş bunlar:
ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa. kim bunlar? elinde nükleer silah ve bunun yanında büyük askeri güç bulunduran ülkeler. yani dünyanın hormonlu salatalıkları.
bu, turşusu bile yapılmayan salatalıklar, dünyanın diğer ülkeleri güvenlik konseyine üye olmak için biraz seslerini yükseltince, geçici üyelik denen herzeyi buldu. dönüşümlü olarak ülkeler geçici üyeliğe geliyorlar. biz de zaten ellili yıllarda iki defa, 1961 yılında da bir defa bu üyeliğe seçilmişiz. eh aradan 47 yıl geçince seçilmenin neresi başarı o zaman? olabiliyor musun daimi üye? olamazsın çünkü nükleer silahın yok. (iyi ki de yok) almanya bile olamıyor. ne oldu şimdi? 2 yıl geçici üye olunca dünya siyasetinde söz sahibi mi olacağız? herkes bizim hariciyemizi mi alkışlayacak?
sınır savunması ABD' nin pilli oyuncaklarından gelen görüntülere bağlı bir ülke, geçici üye olsa ne olur, olmasa ne olur?
yaşasın geçici üye olduk. balkondan yandaki sarhoş amcayla beraber bağırmam lazım, tutmayın beni
-avrupa avrupaaa duy sesimiziiiiiiiii.........
güvenlik konseyinin 5 daimi üyesi varmış, bunlar değişmiyormuş. kimmiş bunlar:
ABD, Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa. kim bunlar? elinde nükleer silah ve bunun yanında büyük askeri güç bulunduran ülkeler. yani dünyanın hormonlu salatalıkları.
bu, turşusu bile yapılmayan salatalıklar, dünyanın diğer ülkeleri güvenlik konseyine üye olmak için biraz seslerini yükseltince, geçici üyelik denen herzeyi buldu. dönüşümlü olarak ülkeler geçici üyeliğe geliyorlar. biz de zaten ellili yıllarda iki defa, 1961 yılında da bir defa bu üyeliğe seçilmişiz. eh aradan 47 yıl geçince seçilmenin neresi başarı o zaman? olabiliyor musun daimi üye? olamazsın çünkü nükleer silahın yok. (iyi ki de yok) almanya bile olamıyor. ne oldu şimdi? 2 yıl geçici üye olunca dünya siyasetinde söz sahibi mi olacağız? herkes bizim hariciyemizi mi alkışlayacak?
sınır savunması ABD' nin pilli oyuncaklarından gelen görüntülere bağlı bir ülke, geçici üye olsa ne olur, olmasa ne olur?
yaşasın geçici üye olduk. balkondan yandaki sarhoş amcayla beraber bağırmam lazım, tutmayın beni
-avrupa avrupaaa duy sesimiziiiiiiiii.........
16 Ekim 2008 Perşembe
deyyusu ekber
hiç güleceğim yoktu. akşam akşam şevki yılmaz'ın görüntülerine rastladım yine. okan bayülgenmiş, beyazmış, cem yılmazmış, hepsi çırak kalır bu adamın yanında.
"-Antep'e gittim genelev açılışını protesto etmeye, ben Antep'e doyamadım, Antep halkı da bana. en son, istasyonda 15.000 (yazıyla on beş bin) kişiye konuştum." diyor kendileri. bu ülkede o kadar adamı, üstünde çubuklu forma ya da haki üniforma yoksa bir arada tutmazlar. bunu geçiyoruz.
"-genelev açılışında kurban kesiyorlar, bir de allahu ekber allahu ekber diyerek kesiyorlar." diyor. buna yorum yapamadım, orada değildim çünkü. ama böyle kendinden bu kadar emin anlattığına göre, birinci ağıza güvenmek lazım.
"-bir dönem Manukyan vergi rekortmeniydi, evlerini elinden aldı Beyoğlu Belediyesi, şimdi şampiyon olamıyor elhamdülillah." diyor. sanki temiz eller operasyonu yürüttü de onu müjdeliyor. evet evet, zaten 6. filo gelecek diye akça pakça yaptığımız genelev halen Beyoğlu Belediyesi sınırlarında değil, öyle bir semt de, sokak da yok aslında. bu, beynimizin bize oynadığı bir oyun olsa gerek.
"-başımızdaki üç buçuk kukla rejimle başa çıkamıyoruz, üç buçuk kukla rejim."
eh, baktı ki başa çıkamıyorlar, ele geçirdiler, oldu da bitti maşallah.
"-dünyanın kalbi istanbuldur. istanbul kurana dönerse; dünya, yeniden adalet güneşinin altında, hak güneşin altında huzur bulacaktır." diyor. tamam, dünyanın kalbi istanbul. istanbul da, bu şehir kurana dönerse bünye felç geçirmez mi?
haydi o zaman, hep beraber. repeat after me:
solculuk, kemalizm, kapitalizm, laikliiiikkkk.......
"-Antep'e gittim genelev açılışını protesto etmeye, ben Antep'e doyamadım, Antep halkı da bana. en son, istasyonda 15.000 (yazıyla on beş bin) kişiye konuştum." diyor kendileri. bu ülkede o kadar adamı, üstünde çubuklu forma ya da haki üniforma yoksa bir arada tutmazlar. bunu geçiyoruz.
"-genelev açılışında kurban kesiyorlar, bir de allahu ekber allahu ekber diyerek kesiyorlar." diyor. buna yorum yapamadım, orada değildim çünkü. ama böyle kendinden bu kadar emin anlattığına göre, birinci ağıza güvenmek lazım.
"-bir dönem Manukyan vergi rekortmeniydi, evlerini elinden aldı Beyoğlu Belediyesi, şimdi şampiyon olamıyor elhamdülillah." diyor. sanki temiz eller operasyonu yürüttü de onu müjdeliyor. evet evet, zaten 6. filo gelecek diye akça pakça yaptığımız genelev halen Beyoğlu Belediyesi sınırlarında değil, öyle bir semt de, sokak da yok aslında. bu, beynimizin bize oynadığı bir oyun olsa gerek.
"-başımızdaki üç buçuk kukla rejimle başa çıkamıyoruz, üç buçuk kukla rejim."
eh, baktı ki başa çıkamıyorlar, ele geçirdiler, oldu da bitti maşallah.
"-dünyanın kalbi istanbuldur. istanbul kurana dönerse; dünya, yeniden adalet güneşinin altında, hak güneşin altında huzur bulacaktır." diyor. tamam, dünyanın kalbi istanbul. istanbul da, bu şehir kurana dönerse bünye felç geçirmez mi?
haydi o zaman, hep beraber. repeat after me:
solculuk, kemalizm, kapitalizm, laikliiiikkkk.......
resmi tarih
-2. murat niye durup dururken tahtı 12 yaşındaki oğluna devretti mesela? o tahtı ele geçirmek için kardeşi ve amcasıyla mücadeleye giren, hırslı, 41 yaşında ve sağlıklı, gürbüz bir savaşçı niye bıraksın ki tahtı, salak mı bu adam? bunun altında başka bir iş olmasın? niye amansız bir hastalıktan 3 gün içinde öldü bu adam, tıpkı oğlu 2. mehmet gibi?
-2. mehmet niye babasına geri verdi saltanatı? o da mı salak? Çandarlının bu işte parmağı olmasın sakın?
-koskoca bir devletin ikinci adamı, bürokrasinin başı Çandarlı, niye can çekişen Bizans' ın ajanı olma yolunu seçiyor mesela? inanalım mı buna şimdi? eh, bu tam salakmış öyleyse.
-Yavuz niye batıdaki gavurun üstüne değil de, Türk devletinin, Şah İsmail' in üstüne gidiyor hep? yoksa Yavuzla İsmail de mi salak?
-Hadi hepsini anladık diyelim, Mustafa Kemal' in hayatında niye hiç kadın yok? normal bir insan değil mi o?
Yoksa yazığınız kitaplarınızla bizi salak yerine mi koyuyorsunuz mütemadiyen?
-2. mehmet niye babasına geri verdi saltanatı? o da mı salak? Çandarlının bu işte parmağı olmasın sakın?
-koskoca bir devletin ikinci adamı, bürokrasinin başı Çandarlı, niye can çekişen Bizans' ın ajanı olma yolunu seçiyor mesela? inanalım mı buna şimdi? eh, bu tam salakmış öyleyse.
-Yavuz niye batıdaki gavurun üstüne değil de, Türk devletinin, Şah İsmail' in üstüne gidiyor hep? yoksa Yavuzla İsmail de mi salak?
-Hadi hepsini anladık diyelim, Mustafa Kemal' in hayatında niye hiç kadın yok? normal bir insan değil mi o?
Yoksa yazığınız kitaplarınızla bizi salak yerine mi koyuyorsunuz mütemadiyen?
15 Ekim 2008 Çarşamba
yirmi yıllık suyu olan şehir: Ankara
Gökçek, sağa sola afişler astırmış. neymiş? Ankara'nın 20 yıllık suyu varmış. gördük biz o 20 yıllık suları burada, Melen Çayı' nı bir senede içtik. e tabi, Kızılırmak nereden baksan bir beş sene idare eder Ankara'yı. eh bu beş senede de arsenikten toplu ölümler hemen başlamaz.
geçen seçimlerde "metro bitecek" dedi, Keçiören metrosu 2005 yılında hizmete giriyordu güya, tısss. ama adam işi biliyor. şimdi kalkıp metroyu bitirse, millet yeni icraat bekleyecek. neme lazım, vatandaş yazın dişini fırçalamaya temiz su falan da isteyecek sonra. ne yapmak lazım o zaman, metro inşaatları her daim devam ediyor görünmeli. öyle olmalı ki, otobüste yanımızda oturan emekli amca şantiyeye bakıp bakıp:
"-bak yiğenim bu adam diğerleri gibi değil, helal olsun çalışıyor yıllardır." diyebilsin.
adamın kafası çalışıyor gerçekten de, %90 oyla gelsin bu sefer. üzülürsem namerdim.
geçen seçimlerde "metro bitecek" dedi, Keçiören metrosu 2005 yılında hizmete giriyordu güya, tısss. ama adam işi biliyor. şimdi kalkıp metroyu bitirse, millet yeni icraat bekleyecek. neme lazım, vatandaş yazın dişini fırçalamaya temiz su falan da isteyecek sonra. ne yapmak lazım o zaman, metro inşaatları her daim devam ediyor görünmeli. öyle olmalı ki, otobüste yanımızda oturan emekli amca şantiyeye bakıp bakıp:
"-bak yiğenim bu adam diğerleri gibi değil, helal olsun çalışıyor yıllardır." diyebilsin.
adamın kafası çalışıyor gerçekten de, %90 oyla gelsin bu sefer. üzülürsem namerdim.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)